Kurucunun Kızı | Amy Engel -Yabancı Yayınları

HARDCOVER5.png görüntüleniyor






Kitap Adı: Kurucunun Kızı #
Yayınevi: Yabancı Yayınları
GR Puanı: 4,22 / 2.801 Değerlendirme
Çevirmen: Merve Özcan
Çıkış Tarihi: 8 Mayıs 2015



Dehşet verici bir nükleer savaş sonrası Amerika Birleşik Devletleri büyük ölçüde yok edilmiş, sadece küçük bir grup hayatta kalmıştı. Geriye kalanları kimin yöneteceği konusunda Lattimer’lar ve Westfall’lar arasında çıkan savaşı Westfall ailesi kaybetmişti. Ve beş yıl sonra barış ve kontrol, her yıl yapılan bir törenle, kaybeden tarafın kızları ile kazanan tarafın erkeklerinin evlendirilmesiyle sağlanmaktaydı.
Bu yıl benim sıram gelmişti.Benim adım Ivy Westfall ve görevim basitti: Başkan’ın oğlunu, müstakbel kocamı öldürmek ve Westfall ailesinin gücünü geri kazanmasını sağlamak.Ama görünen o ki, Bishop Lattimer ya çok yetenekli bir oyuncu ya da ailemin iddia ettiği gibi kalpsiz, zalim bir çocuk değil. Hatta beni bu dünyada gerçekten anlayan tek kişi bile olabilir. Ama kaderimden kaçmama imkân yok. Ben Westfall mirasını geri alacak kişiyim.Bishop ölmeli. Ve onu öldüren ben olmalıyım… Yakın gelecekte gerçekleşen nükleer savaş sonrası hiçbir düzen kalmayan Amerika Birleşik Devletleri nüfusunun neredeyse hepsini kaybetmiştir. Savaşın ardından geriye güç için savaşan iki aile kalmıştır. Westfalllar ve Lattimerlar. Ve bu ailenin güç savaşının sonunda ise Lattimerlar galip gelir ve yönetimin tek sahibi olurlar.


Lattimerların galibiyetinin ardından her sene kazanan tarafın oğlanları ile kaybeden tarafın kızları eşleştirilerek evlendirilirler. Aynı şey kazanan tarafın kızları ve kaybeden tarafın oğlanları olmak üzere de yapılır. Ayrıca bu iki aile şehrin farklı kısımlarında yaşamaktadırlar ve Lattimerlar Westfallara nazaran daha refah içinde hayatlarına devam etmektedirler.

Bu yıl ise ana karakter Ivy Westfall’un yılıdır. Eşleşeceği kişi ise yıllar önceden bellirdir: Bishop Lattimer –bir diğer isimle Başkanın Oğlu ve Kurucunun Kızı.

Hiçbir özgürlüğümüz yok. Kimi seveceğimiz konusunda bile.

Topluluk biraz zorlayıcı kurallarla yönetilmekte ve yapmış olduğunuz en ufak bir hata da bile kurulmuş topluluğu çevreleyen çitlerin dışına atılabilirsiniz. Zaten savaştan sonra kurulu bir düzen olmadığından elektrikli aletlere pek rastlanmıyor ve çok fazla lüks içinde yaşanılmıyor.

Ivy diğer kızlar gibi evliliğe iç açıcı bir biçimde bakmıyor çünkü kendisinin bir görevi var: Bishop Lattimer’ı öldürmek. Bishop’u öldürmek istemesinin nedeni annesinin Başkan Lattimer yüzünden ölmesi –ve birkaç neden daha. xD


Bu ikilinin eşleşmelerinden sonra aralarında gelişen olayları okumak benim aşırı hoşuma gitti. Bishop çok tatlıştı ve Ivy ise cidden aşırı zeki bir karakter. Bazen saçmaladığı kısımlar oldu ama eğer bu kadar zeki olmasa yaşadıklarını kaldıramazdı.

Savaşta ölen herkes suçlu değildir. Bazen sadece yanlış taraftadırlar.

Yorumumun şu kısmına kadar geldiğinizde kitap size biraz Eşleşme’yi hatırlatmış olabilir ama ben Eşleşme’yi okuduğumda cidden hiç sevmemiştim ama bu kitap o kadar akıcı ve karakterleri o kadar mükemmellerdi ki sevmemek mümkün değil. Eşleşme’nin o yumuşak ve hiç aksiyon olmayan havası bu kitabın tam zıttı.


Kitap yavaş ilerliyordu ama sonu aşırı vurucuydu. Kitabın kapağını kapattığında kendimi çok kötü hissettim ve aşırı sinirliydim. Yazar kitabı ancak bu kadar gıcık bir yerde bitirebilirdi. Ayrıca kitabın sonundan dolayı Ivy’e sinirliyim 2. Kitapta gönlümü alması dileğiyle. xD


Devamını Oku

Benim Uzak Yıldızım | Amie Kaufman & Meegan Spooner -Go! Kitap



Eser Adı
: BENİM UZAK YILDIZIM
Yazar
:  Amie Kaufman & Meagan Spooner
Yayınevi
: GO!
Barkod
:  9789759998097
Etiket Fiyatı
: 17.00 TL
Türü
: Roman
Çeviren
: Ebru Sürmeli
Editör
: Nurten Hatırnaz
Kaçıncı Baskı
: 1. Baskı
Kâğıt Bilgisi
: 70 gram kitap kâğıdı
Cilt
: Karton Kapak
Ebat
: 13,5 cm x 21 cm
Sayfa Sayısı
: 520
Baskı Tarihi
: Mayıs 2015

O GECENİN, DEVASA UZAY GEMİSİ İKARUS'TAKİ DİĞER GECELERDEN HİÇBİR FARKI YOKTUR. Ta ki o büyük felaket gerçekleşene ve İkarus yakınlardaki bir gezegene düşene dek. Elli bin yolcu kapasiteli gemiden yalnızca iki kişi kurtulmuştur: Evrenin en zengin adamının kızı Lilac LaRoux ve genç bir savaş kahramanı olan Binbaşı Tarver Merendsen.
Binbaşı Merendsen, Lilac gibi kızların insanın başına beladan başka bir şey getirmediklerini uzun zaman önce öğrenmiştir. Lilac da, Tarver’ın kendi iyiliği için, onu kendisinden uzak tutması gerektiğinin farkındadır. Ama ıssızlığın ortasında hayatta kalabilmek için birbirlerine ihtiyaçları vardır. Açlık, soğuk ve vahşi hayvanlara bir de Lilac’ın duyduğu fısıltılar eklenince birbirlerine güvenmekten başka çareleri kalmaz. Ne var ki çok geçmeden, onları birbirlerinin kollarına iten bu trajediden büyük bir aşk doğar. Artık kurtulup kendi gezegenlerinde bir ömür ayrı kalmaktansa düştükleri bu ıssız gezegende birlikte olmayı tercih ederler.Ama her adımda onları takip eden gizemli fısıltıların ardındaki gerçeği öğrenmeleriyle her şey bir anda değişir. Lilac ile Tarver o gezegenden ayrılsalar bile artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır.
Nefes kesen bilim kurgu üçlemesinin ilk kitabı, Benim Uzak Yıldızım, zaman ve mekân tanımayan sonsuz bir aşkın hikâyesi…
Devamını Oku

Kurucunun Kızı | Amy Engel -Tanıtım ve Ön Okuma Parçası



Kurucunun Kızı
Yazar: Amy Engel
                                                               Çevirmen: Merve Özcan
Dağıtım Tarihi: 8 Mayıs, 2015

Dehşet verici bir nükleer savaş sonrası, beş yıldır barış ve kontrol her yıl yapılan bir törenle kaybedenlerin kızlarının, kazananların erkekleriyle evlenmesiyle sağlanmaktaydı.
Bu yıl benim sıram gelmişti.
Benim adım Ivy Westfall ve görevim basitti: Başkan’ın oğlu, müstakbel kocam Bishop Lattimer'ı öldürmek ve Westfall ailesinin gücünü geri kazanmasını sağlamak. Ben Westfall mirasını geri alacak kişiyim.
Çünkü Bishop ölmeli. Ve onu öldüren ben olmalıyım…
***
Kimse artık beyaz gelinlik giymiyordu. Beyaz kumaş elde etmek çok güçtü ve birkaç düzine ya da daha fazlasını di­kecek kadar kumaş bulmanın bedeli ve zahmeti, oldukça fazlaydı. Liderimizin oğlunun damat olacağı bugün bile, bu mümkün değildi. O bile beyazlar içinde bir kız ile ev­lenmesine izin verilecek kadar özel değildi.
“Düzgün dur,” dedi ablam arkamdan. Soluk mavi el­bisemin sırtındaki fermuarını yukarı çekmeye çalışırken buz gibi eklemleri sırtıma değiyordu. Elbise, onun hiç ger­çekleşmeyen düğünü için yapılmıştı ve onunkinden daha uzun bedenime tam oturmuyordu. “İşte oldu.” Fermuarı son bir kez çekiştirdi. “Dön bakalım.”
Yavaşça döndüm, yumuşak materyalde ellerimi aşağıya doğru kaydırdım. Elbiselere alışık değildim. Altında çok çıplak hissedişimden hoşlanmamıştım, şimdiden panto­lonumu ve aşırı sıkı korsemde sıkışıp kalmış soluğumu özlüyordum. Sanki düşüncelerimi okumuş gibi Callie’nin gözleri aşağıya doğru gezindi. “Göğüslerin benimkilerden büyük,” dedi pis pis sırıtarak. “Ama onun, bundan şikâyet edeceğini sanmam.”
 “Kapa çeneni,” dedim ama kelimelerimin ardında pek tutku yoktu. Bu kadar gergin olacağımı düşünmemiştim. Bugün pek de sürpriz değildi. Tüm hayatım boyunca ge­leceğinden haberdardım, son iki yılımın her dakikasını hazırlanarak geçirmiştim. Ama artık buradaydım ve par­maklarımın titremesini ya da midemin bulanmasını engel­leyemiyordum. Bunu yapabilir miydim, bilmiyordum ama başka seçeneğimin olmadığını da biliyordum.
Callie uzanarak kaçak bir saç tutamını kulağımın arka­sına sıkıştırdı. “İyi olacaksın,” dedi, sesi güçlü ve sağlam­dı. “Değil mi? Ne yapacağını biliyorsun.”
“Evet,” diyerek başımı geri çektim. Kelimeleri daha güçlü hissetmemi sağlamıştı; bebek muamelesi görmeye ihtiyacım yoktu.
Uzun bir süre bana baktı, dudakları düz bir çizgi halini almıştı. Doğuştan hakkı olan yeri aldığım için bana öfkeli miydi, yoksa yerini verdiği, omuzlarında bu kadar umudu taşıyan evlat olmadığı için mutlu muydu?

***
Devamını Oku

Kızıl Yükseliş | Pierce Brown -Renkler İle İlgili Bilgi #KitapOburları



Ben Azrail'dim ve ölüm de gölgemdi.






Ben dünyaları ateşe verecek kıvılcımım. Ben zincirleri kıracak çekicim. Ben halkımın ve esaret içinde yaşayan herkesin umuduyum. Çünkü biliyorum ki insan kendini köleleştiren adaletsizlikle özgürleşemez.                Gelecekte, renk kodlarına göre sınıflara ayrılmış Toplum'un en alt sınıfını Kızıllar oluşturmaktadır. Diğer bütün Kızıllar gibi Darrow da, Mars'ı yeni nesiller için yaşanılır bir gezegen haline getirdikleri inancıyla günlerini madenlerde çalışarak geçirmektedir. Üstelik bunu severek ve isteyerek yapmakta, kanı ve teriyle çocuklarına daha iyi bir dünya bırakacağına inanmaktadır.

Ancak Kızıllar kandırılmıştır. Darrow, halkının yozlaşmış yönetici sınıfın kölesinden başka bir şey olmadığını keşfettiğinde adalet özlemi ve kaybettiği aşkının anısıyla hırslanır. İnsanlığın yeni nesil Altın hükümdarlarının güç için mücadele ettiği efsanevi Enstitü'ye sızmak için her şeyden vazgeçer. Hayatı ve medeniyetin geleceği pahasına en başarılı ve en vahşi Altınlarla rekabet etmek zorunda kalacak olan Darrow'un düşmanlarını yenmek için artık yapmayacağı şey yoktur… Bu, onlardan birine dönüşmek anlamına gelse bile.



Bilim Kurgu ile Distopya’nın Big Bang ile birleşmesi sonucu meydana geldiğini düşündüğüm Kızıl Yükseliş yeni göz bebeğim! xD

Niye böyle bir başlangıç yaptım bilmiyorum, aslında yoruma dahi nasıl başlayacağımı bilmiyorum. Pierce kardeş azıcık büyüledi de beni. *-*

Kızıl Yükseliş yurtdışında çıktığı ilk günden itibaren beklediğim bir kitaptı. Okuyuculardan gelen güzel yorumlar ise beni daha da fazla ateşledi. :v Ve uzun bir bekleyişin ardından sonunda kitabı okudum. Kitap bittiğinde hatırladığım tek şey –biraz klişe gelecek ama gerçekten ‘’ Devamı nerede bunun?’’ dediğim olduğuydu. Kitabı bayağı beğendim ve 2. kitap yarın bile çıksa o minicik fonta rağmen 1 günde bitireceğime emin olabilirsiniz. :P

''Zincirleri kır, aşkım.''
Sayfa | 54

Dünya’nın artık insanları kaldıramayacak hale gelmesiyle Mars’a giden koloni Mars’ın yüzeyini insanlar için yaşanabilir bir hale getirmek için Kızıllar aracılığıyla kazdıkları madenlerde özel elementi aramaktadırlar.

description
Altın Asilliği <3
Ayrıca kendi aralarında da bir hiyerarşi vardır. En üstte Altınların ve en altta Kızılların olduğu bir düzen. Bu düzen neye göre belirleniyor derseniz, her rengin üyelerinin kendilerine ait yaptıkları işler var. Mesela Sarıların doktorları barındırması gibi.

Ana karakter Darrow bir Cehennemdalgıcı. Cehennemdalgıçları az önce bahsettiğim Kızılların madenlerde başını çeken kişi ve Kızıllar arasında aşırı prestijli –her ne kadar rezalet bir durumda olsalar da.  (Ayrıca Darrow bulunduğu konumdan dolayı kendini çok yükseklerde görmekte  ama Altınlarla kıyaslandığında bir hiç. xD )

Darrow
Yazarın yazım tarzı ve kullandığı dil beni gerçekten etkiledi ki ben yine yazım tarzı olarak 5. Dalga ve Red Queen ( Kızıl Kraliçe)’den de etkilenmiştim, demem o ki o kadar sağlam bir yazım tarzı var. :3 Cümleleri çok içten ve saçma salak yere acındırıcı hisler barındıran cinsten değildi. Özellikle karakterler arasında geçen bir çok diyalog kah gülmeme kah üzülmeme sebep oldu. :3 <3

''O yeni ve umut verici bir şeydi. Derin kışıma doğan bahar gibi.''
Sayfa | 321

Bu anlattıklarım size kitabı okumak için yeterli gelmediyse bir sebep daha vereyim: Sevro!                 Boyu kısa, aklı uzun birisi. Ayrıca mükemmel laf sokabilme kabiliyetine de sahip. Sinsiliğinden ve psikopatça davranışlarından hiç bahsetmiyorum bile.  Açık ara kitaptaki favori karakterim. Cümlelerinin geçtiği her sahnede kahkaha attım. İkinci kitapta daha fazla Sevro olsun istiyorum! T_T

Yorumumdan da anlayacağınız üzere ben kitabı çok sevdim. Her bir sahnesini büyük keyif alarak okudum ve hala ara ara kitabı açıp sevdiğim sahneleri –özellikle Sevro’nun bulunduklarını xD- tekrar okuyorum. Eğer gerçekten Bilim Kurgu seviyorsanız kitabı şiddetle tavsiye ediyorum ve yorumumu bitirip tur için bana verilen göreve geçiyorum. :v


Altınlar
 İnsanlığın korkusuz yöneticileri. Toplumun egemen sınıf olan Altınlar insanlığın zirvesidir. Yunan efsanesinden esinlenerek , bu zalim , güzel insanlar , bir demir yumrukla Toplum’u yönetirler.

Gümüşler
Yenilikçiler , finansörler ve işadamları . Toplum ekonomisinin başında bulunurlar ve ekonomik düzeni sağlamakla yükümlüdürler.

Beyazlar
Rahipler'in oluşturduğu ve nadir rastlanan kastdır. Toplum’un dini anlamda yükümlülüklerini belirleyen kişilerdir.

Bakırlar
Yöneticiler, bürokratlar, avukatlar. Toplum’un fabrikalarını denetim altında tutarak, düzenli bir şekilde çalışmalarını sağlarlar.
Maviler
 Pilotlar. Yıldızlararası mürettebat için yetiştirilmişlerdir.

Sarılar
İnsan ve doğa bilimleri uzmanları -doktorlar, psikologlar ve bilim adamları.

Yeşiller
Toplum’un teknolojisini programlayan ve geliştiren kişilerdir.

Turuncular
 Kurulu olan sistemin destekleyicileri ve düzenini sağlayan kişiler.

Griler
 Toplum’un askeri elemanları ve polisleri.

Kahverengiler
Toplum’un uşakları, aşçıları ve kapıcıları gibi görevleri üstlenen kişileridir.

Obsidiyenler
Özel olarak üretilmiş, üstün fiziksel yeteneklere sahip askerlerdir.

Pembeler
  Fiziksel zevk vermek için eğitilmiş kesimdir.

Kızıllar
 Toplum’un en alt basamağında yer alan çalışkan karıncalarıdır.




Devamını Oku

Dönüm Noktası | Kasie West -Hyperion Kitap

Trevor, dudaklarıma yapışıyor ve yalnızca cümlemi değil nefesimi de kesiyor. Yüzümü ellerinin arasına alıyor ve dudaklarını yavaşça benimkilerin üzerinde gezdiriyor. Vücudumdaki bütün sinir uçları elektriğe kapılmış gibi.
Sonra geri çekilip gözlerimdeki ifadeyi inceliyor. Beni tekrar kendine çekmeden önce, "Beni kaybetmedin," diyor. Tam onu bütün gün boyunca öpebileceğime karar verdiğim anda, "Addison?" diyor."Evet?""Ya bu, bir Araştırmaysa?" diye soruyor.Kaskatı kesiliyorum. "Ne?""Bunu daha önce hiç düşündün mü? Ya şimdi içinde bulunduğumuz bu an, gerçek değilse? Ya sadece olasılık dâhilindeki bir hayali görüyorsan?"

 Dönüm Noktası Kitab-ı Sevda bloğunun sahibi Merve Abla yüzünden çok fazla merak ettiğim bir kitaptı. Zira kendisi çok beğenmişti ve yorumuna bayağı övmüştü. Kitabın ülkemizde de çıkmasını uzun süredir bekliyordum ve bu ayın başlarında Hyperion Kitap etiketi ile satışa çıktı. Kitabın Pivot Point olduğunu da söyleyeyim çünkü kapak orijinal olmadığından hangi kitap olduğunu anlamak zor olabilir. :D

Yerleşke adı verilen normal insanlardan farklı olarak beynini daha fazla kullanabilen olağanüstü yeteneklere sahip insanların yaşadığı yaşam alanında Addison, annesi ve babasının ayrılacağını öğrenmesi üzerine bir seçim yapmak zorundadır. Ya babası ile Yerleşke dışında normal insanlarla yaşayacak ya da annesi ile kalıp Yerleşke’de hayatına devam edecektir.


Kitapta olaylar ikiye bölünmüş durumda. Addison’ın kendi özel yeteneği Duru Görü sayesinde gelecekte yaşayacaklarını görüp doğru olan seçimi yapmaya çalışmasını okuyoruz. Bir bölüm babası ile yaşantısından bir bölüm annesi ile olandan.

Şahsen ben anne ile olan yaşantısını tercih ettim çünkü Yerleşke’de yüksek teknoloji ile kendin gibi olan insanlarla yaşamak varken neden normal insanları tercih edeyim ki? xD


Kitapta başlarda biraz sıkıldığımı itiraf edeceğim ancak yazarın dili gerçekten aşırı akıcıydı ve  300 sayfa bir oturuşta bitirilecek hale geldi. Ancak okurken sürekli bir şeyleri eksik hissettim ve kitabın sonu malesef beni pek tatmin etmedi. İkinci kitap Split Second’ın daha fazla aksiyon içermesi ve daha kickass olağanüstü yetenekler görmek dileğiyle. :v


Devamını Oku

Eksik Parça -Michelle Hodkin | Pegasus



Bir gün uyandığında son birkaç gününü hatırlayamadığını düşün... Mucizevi bir şekilde kurtulduğun kazada tüm arkadaşlarını kaybettiğini, Ailenin yeni bir sayfa açmak için taşınmak zorunda kaldığını, Kendi geçmişinle ilgili senden daha fazlasını bilen bir çocukla tanıştığını, Tüm yaşadıklarından sonra yeniden âşık olabildiğini, Gerçek olması imkânsız halüsinasyonlar gördüğünü, Aklını kaçırdığından endişelenmeye başladığını düşün. Ne yapardın? Mara Dyer işte bu sorunun cevabını öğrenmek üzere… 

Eksik Parça’nın yorumuna nereden başlayacağımı bilmiyorum ama şunu söyleyebilirim ki Eksik Parça benim şu ana kadar en hızlı okuduğum kitaplardan birisi oldu. Daha önce Efsane’yi 6 saatte bitirmiştim ve Eksik Parça’yı 4-4,5 saatte bitirdim. Bunda kitabın akıcılığının ve ürpertici bir havasının olmasının payı olsa gerek.

Mara Dyer sevgilisi Jude’u ve birkaç yakın arkadaşını eğlenme amaçlı gittikleri terkedilmiş bir akıl hastanesinin çökmesi ile kaybeder ve bu kazadan tek sağ kalan Mara’dır. Kimse kaza anından neler yaşandığını bilmez ve cevapları Mara’dan beklerler ancak Mara’da kaza anında neler yaşandığını hatırlamamaktadır.

Mara Dyer Kim?
Mara ne olduğunu anlamaya çalışırken yaşanan akıl almaz olaylar kendini deli zannetmesine sebep olur –ki ben de bu olayların gerçek mi yoksa Mara’nın kafasında mı gerçekleştiğini anlamaya çalıştım. Yalnız değilsin Mara. xD

Kazadan sonra yeni bir hayata başlamak isteyen Mara ailesi ile birlikte bulundukları yerden başka bir yere taşınırlar. Yeni taşındıkları yerde kitabımızdaki esas oğlan Noah Shaw ile tanışır. Kendisi Mara’nın hayatında gördüğü en yakışıklı erkek ve İngiliz aksanı ile konuşan bir genç * kızlarıningilizaksanınaolanilgisiniçözebilmişdeğilim.*.

Bu taşınma olayı ve kızın tuhaf-yakışıklı bir oğlanla tanışması ilk başta biraz hayal kırıklığı yarattı çünkü bunlar artık klasikleşmiş şeyler ancak daha sonra iki karakteri sevmem ile bu durumu göz ardı ettim. Zaten kitap akıcı bir dil ile yazıldığından bu kısımları okumak eziyet gibi gelmedi.


Yazar son 100 sayfada öyle bir hava yakalamış ki kendimi paranormal gerilim filmlerinde gibi hissettim. Açığa çıkardığı gerçeklerle karakterleri benimsememi sağladı ve kafamdaki bazı soruları sildi diyebilirim.

Karakterleri genel olarak sevdim ancak Anna’ya gıcık oldum. Kendisini lisenin prensesi sandığından bayağı bir havalı kendisi. xD Ayrıca serinin kapaklarına bayıldığımı söylemeliyim. Kapakların al benisi çok yüksek.*-*

Ve kitapla ilgili bir uyarım olacak, kitabı bitirmeden SAKIN SON CÜMLEYİ OKUMAYIN! Spoiler yemem diye düşünmüştüm ama çok da güzel yedim. Hiç öyle bir cümle beklememiştim ve o yazan şey ile ilgili pek bir bilgim olmasa da kitabın cliff-hanger biteceğini anlamıştım ama bu kadarını beklemiyordum. İkinci kitabı bir an önce istiyorum ve Pegasus’un pek fazla bekletmeyeceğini düşünüyorum.

Devamını Oku

Tatlı Tehlike - Wendy Higgins | Go! Kitap














Kitap: Tatlı Tehlike
Seri: Tatlı Şeytan -2
Yazarı: Wendy Higgins
Yayınevi: Go! Kitap
Sayfa Sayısı: 430










Görevleri, cennetten kovulan iblislere hizmet etmek olan Nefillerden biri olduğunu öğrendiği günden beri hayatı altüst olan Anna, kötülüğe boyun eğmemeye kararlıdır. Ama dört bir yanda kol gezen fısıldayan iblislerin ve acımasız Düklerin dikkatini çekmemek için o da diğer Nefiller gibi çalışmak zorundadır. Bunun için tüm çekingenliğinden sıyrılıp bir parti kızı oluveren Anna artık tüm eğlencelerin aranılan ismidir. Bu şekilde yaşamaktan nefret etse de o, çok büyük bir amaca hizmet edecek olan "seçilmiş kişidir" ve zamanı geldiğinde ona emanet edilen Erdem Kılıcı ile büyük bir savaşa öncülük edecektir. Ama o güne dek kimliğini gizli tutmalı ve toplayabildiği kadar yandaş toplamalıdır. Bunun için kendisi gibi bir Nefil olan Kaidan Rowe'a duyduğu büyük aşkı bile kalbine gömen Anna, bir yandan "kötü kızı" oynarken bir yandan da iblisleri yeryüzünden silmek için ölümcül bir mücadeleye girişecektir.

Merhabalar! Nasılsınız arkadaşlar? Ben şahsen şu aralar sınavlar ile cebelleşiyorum ki büyük ihtimalle siz de aynı durumdasınız. Şimdiden hepimize başarılar. xD Tabi bu sınavlar benim kitap okumama engel değil, ben de vakit buldukça Tatlı Şeytan’ın ikinci kitabı Tatlı Tehlike’yi okudum.

Tatlı Tehlike ilk kitaba nazaran daha çok sevdiğim bir kitap olmuştu –zaten ben ilk kitabı da sevmiştim. Anna ilk kitapta ne kadar mülayim bir kız ise bu kitapta tam tersi. Partilerin aranan kızı olan Anna okulunda da en popüler kızlardan biri olmuştur.



Kaidan ise ilk kitabın sonunda yaşanan olaylardan dolayı Anna’dan uzak durmakta ve ona kendisinden uzak durması gerektiğine dair uyarılar yapmaktadır. Bu kısımlarda Kaidan’a hak verdim çünkü Tatlı Tehlike’nin giriş bölümünde anlatılan kısa hikaye bu aşkın olmaması gerektiğine dair sebepler verdi bana. T_T İkisini de severim ama lütfen Anna aptal olma eğer Kaidan ile olursan ikiniz içinde hayırlısı olmayacak. :3

Anna’ya tabi bu kitapta gıcık olduğum kısımlar da oldu. Hatırlayacaksınız ki ilk kitapta Anna’ya yakınlık gösteren bir başka Nefil Kopano vardı. Anna’nın bu kitapta onunla gereksiz yere yakınlaştığını düşünüyorum. Kopano’da bir garip zaten, kız gördüğü zaman hareketleri değişiyor. xD

Vee benim hayalimdeki Anna Whitt <3


Ayrıca bu kitapta işin içine giren bir kehanet sayesinde –ki ben bu kehanet olayına bayıldım. T_T – yeni karakterler ile tanışıyoruz ve Düklerin ne kadar acımasız, çocuklarını zerre umursamayan kişiler olduğunu görüyoruz. Yeni karakterlerden Zania’ya bayıldım ve onu ilk gördüğümüz an ile kitabın son sayfalarına kadar çok büyük gelişim gösterdiğini görüyoruz. Bir sonraki kitapta daha fazla Zania görmek istiyorum. :v

İlk kitap gibi bu kitabı da sevdim ancak hala bir aksiyon eksikliği olduğunu düşünüyorum. Son sayfalarda yaşananlar bile kesmedi beni, serinin son kitabı Sweet Reckoning’de umarım bol bol aksiyon olur ve artık o beklediğim sahneler gelir. Bunun dışında çok seviyorum bu seriyi. :3


Devamını Oku

21. Gün | Kass Morgan -Ön Okuma



Eser Adı
: 21. GÜN
Yazar
: Kass Morgan
Yayınevi
: GO!
Barkod
: 9789759998028
Etiket Fiyatı
: 17.00 TL
Türü
: Roman
Çeviren
: Arın Zengin
Editör
: Nurten Hatırnaz
Kaçıncı Baskı
: 1. Baskı
Kâğıt Bilgisi
: 80 gram kitap kâğıdı
Cilt
: Karton Kapak
Ebat
: 13,5 cm x 21 cm
Sayfa Sayısı
: 312
Baskı Tarihi
: Mart 2015

DÜNYA’DA YALNIZ OLDUKLARINI SANIYORLARDI
YANILMIŞLARDI
Yüz grubunun Dünya’ya ayak basmasının üzerinden 21 gün geçmiştir. İçlerinden birinin uğradığı ölümcül saldırının ardından Dünya’da yalnız olmadıklarını anlayan grup üyeleri yaşadıkları şoku atlatamadan birer birer hastalanmaya başlarlar. Belirtiler radyasyon zehirlenmesini işaret etmektedir. Aynı gün ele geçirecekleri Dünyalı kızın onlara söyleyeceği çok şey vardır. Onların, Dünya’ya ayak basan ilk Koloniciler olmadığı gibi…
WELLS, grubun güvenliğini sağlamak için canla başla çalışırken CLARKE diğer Kolonicileri bulmak için kamptan ayrılacak, BELLAMY ise ne pahasına olursa olsun kız kardeşini bulacaktır. Gemide kalan GLASS ise hayatının aşkı ile kendi hayatı arasında bir seçim yapmak zorundadır.
New York Times çoksatarı THE 100 kitabının devamı olan 21. Gün’de sırlar bir bir açığa çıkarken 
inançlar sınanıyor ve ilişkiler sınavdan geçiriliyor.
Devamını Oku

Tatlı Şeytan | Wendy Higgins -GO! Kitap




Kitap: Tatlı Şeytan
 Seri: Tatlı Üçlemesi #1
 Yazarı: Wendy Higgins
 Yayınevi: GO! Kitap
 Yurtdışı Çıkış Tarihi: 1 Mayıs 2012
 Sayfa Sayısı: 535

ZEVK, GÜNAHIN TUZAĞIDIR…
On altı yaşındaki, lise öğrencisi Anna Whitt yaşıtlarından biraz farklı bir genç kızdır. Anna, renkler vasıtasıyla insanların duygularını görür, hatta isterse hisseder. Kilometrelerce ötedeki sesleri duyar, kokuları alır. Anna, farklı olduğunu bilir ama "ne" olduğuna dair en ufak bir fikri yoktur. Ta ki gizemli yakışıklı Kaidan Rowe ile tanışana dek. Kaidan, onun da kendisi gibi, iblis soyundan gelen bir Nefil olduğunu açıklayınca Anna'nın önünde karanlık bir dünyanın kapıları aralanır. Kaidan’ın büyüsüne kapılıp bu dünyaya adımını attığında artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır. Hayatı boyunca "iyi bir kız" olan Anna, ya diğer Nefiller gibi iblislere boyun eğip kötülüğe hizmet edecek ya da kaderini baştan yazacaktır…

Öncelikle yoruma bir bilgilendirme ile başlamak istiyorum. Aslında Tatlı Şeytan'a video çekecektim ama üst üste gelen sınavlar sağolsun bu fırsatı elimden aldı ama bu yorumda da kitabı en iyi şekilde yorumlamaya çalışacağım. :3

Tatlı Şeytan'ı okumaya başlamadan önce klasik bir melek kitabı olacağını düşünmüştüm ama yanılmışım çünkü kitapta artık klasikleşmiş meleklerin bakış açısından çıkıyoruz ve ibleslerin tarafına geçiyoruz. +10 Point Wendy! :3

Bu kitapta yine Nefilim soyu ele anılıyor ama yine farklılık yaratmış yazar. Bu sefer Nefilimler bir iblis ve bir insanın birlikteliği sonucu dünyaya geliyor. Doğum sırasında da anne ölüyor çünkü insan anatomisi bir iblisin doğumunu kaldırabilecek kadar güçlü değil.

Anna Whitt; 16 yaşında, pek sosyal olmayan, genellikle tek arkadaşı Jay adında bir oğlanla takılan ve kendisini evlatlık alan Patti ile yaşayan genç bir kız. Ayrıca Anna insanların auralarını görebiliyor. Mesela bir insan o an şehvete düşmüşse Anna kırmızı bir aura görüyor, eğer korku ise siyah gibi.

Bir gün Jay ile gittikleri bir konserde Anna grubun davulcusu Kaidan Rowe'un dikkatini çeker, aslında Kaidan'da Anna'nın dikkatini çeker çünkü adam aşırı karizmatik. *Benim kadar olmasa da ;) asfgh *

Konserden sonra sahne arkasında Kaidan Anna'ya garip garip sorular sorar. Bunun üzerine de Patti'nin Anna'ya gerçekleri açıklaması ile Anna bir Nefilim olduğunu anlar ancak Anna'yı diğer Nefilimlerden ayıran bir özelliği var ki bunu kitabı okuyup öğrenin. :P

Biraz da iblislerin ( aslında bu kişiler düşmüş melekler) hiyerarşisinden bahsetmek istiyorum. Şeytan ve 2 yardımcısı cehennemde mahkumdur ama bu onun insanları yoldan çıkarmak için çalışmalarını engellemez. Dünyaya kendisinin görevlendirdiği Dükler yollar. Bu Düklerin her birinin kendine ait de bir alanı vardı mesela Şehvet Dükü ya Oburluk Dükü.


Bu Düklerin kendilerine ait lejyonel iblisleride var ki bunları da insanlardan yapmış oldukları çocukların kendilerine verilen görevi doğru yapıp yapmadığını kontrol etmek amacıyla kullanıyorlar. Verdikleri görevlere değinmek gerekirse mesela Oburluk Dükünün çocuğunun görebi insanlara hiç bir şeyden doyum aldırmamayı sağlamaktır.

Şimdi bazıları merak etmiştir ''İblisler bu kadar rahat işlerini yapıyorken onları koruyan melekler yok mu?''.  Evet, melekler var ve bu meleklerin ismi Koruyucu Melek. Sürekli koruduğu insanın etrafında ve bir iblis gelip koruduğu insana fısıldadığında onunla mücadele etmeye çalışıyor.

Kitabın konusunu ancak spoilersız bu kadar anlatabilirim diye düşünüyorum. Ayrıca konusu ne kadar farklı değil mi? Bu farklılıklar benim kitabı sevmemi sağladı. :3

Kitapta sevmediğim birkaç şeye değinmek gerekirse; Anna bence saf bir kızdı ancak kitabın sonlarına doğru değişimin sinyalini verdi umarım devam kitaplarında daha sert bir Anna görürüz. :v

Ayrıca kitap aksiyondan yoksundu gerçi kitabı okurken sıkılmadım. Yine aynı şekilde devam kitaplarında da bol bol aksiyon bekliyorum çünkü kitabın sonu bize devam kitapları ile ilgili sinyaller verdi. :3



Devamını Oku

2014 Yılı İlk 10 Listem ve 2015 Yılından Beklediklerim


Herkesin yeni yılı kutlu olsun! Umarım hepimizin yeni yılda dilekleri gerçekleşir! :3
2014 yılında okuduğum kitaplar arasında en beğendiğim 10 kitaba indirdim, tabi siz bu kitapları videoda göreceksiniz. :P

Ayrıca bir de 2015 yılında çıkmasını beklediğim kitapları söyledim. Umarım yayınevleri bu istekleri göze alır. :P
İyi Seyirler!



Devamını Oku

İzleyiciler

Ne Okuyorum


goodreads.com

Çok Okunanlar

Kitap Bannerları

Across the Universe by Beth Revis
Beautiful Creatures by Kami Garcia & Margaret Stohl
Benny Imura by Jonathan Maberry
Covenant by Jennifer L. Armentrout
Delirium by Lauren Oliver
Divergent by Veronica Roth
Gölge ve Kemik || Leigh Bardugo
The Infernal Devices by Cassandra Clare
Iron Fey by Julie Kagawa
Legend by Marie Lu
Maze Runner by James Dashner
Matched by Ally Condie
The Mortal Instruments by Cassandra Clare
Penryn & the End of Days by Susan Ee
Percy Jackson and the Olympians by Rick Riordan
The Seven Kingdoms by Kristin Cashore


Cinder

Açlık Oyunları || Suzanne Collins
The Eve Trilogy by Anna Carey
 Tahereh Mafi || Bana Dokunma / Shatter Me

Team Bannerları

Covenant by Jennifer L. ArmentroutHush, Hush by Becca Fitzpatrick
The Hunger Games by Suzanne CollinsIron Fey by Julie Kagawa
The Infernal Devices by Cassandra ClareMatched by Ally Condie
The Mortal Instruments by Cassandra ClareThe Selection by Kiera Cass
Shatter Me by Tahereh MafiUglies by Scott Westerfeld

Etiketler

2 Puan 2014 2015 2Mim 3 3 Puan 4 4 Puan 4.5 Puan 5 5 Puan 5. Dalga A Discovery Of Withes Açlık Oyunları Adam Adelice Aiden Ak Akiva Alex Alexandra Bracken Alina Allegiant AllyCondie America Amie Kaufmann Amor Nervosa Deliria Amy Andy Weir Anna Carey Annalise Aria Art3emis Artemis ArtemisYayınları Ash Aslı Dağlı Aspen Ateşi Yakalamak Augustus Aynı Yıldızın Altında Başlat Bea Bela Ben Benim Uzak Yıldızım BeniSeç Beth Revis Bilge Bilim Kurgu Bir Milyon Güneş Breathe . Brimstone Cadılar Cadıların Keşfi Caleb CassandraClare Cassie Cevap Christana Cinder CityofBones CityofHeavenlyFire ClARY Cumartesiİlk10 Cumatesiİlk10 ÇıkmasınıBeklediğimKitaplar Çırak Çirkinler Danielle Paige David Levithan Day Deborah Harkness DeliDolu Demir Kız Demir Kral Dex Diana Bishop Distopya Divergent DoganEgmont Dorothy Must Die DoSaB Dört Duman ve Kemiğin Kızı Dünyanın Gölgesi DvKK Efsane Eğer Yaşarsam Eksik Parça EpicReads Erik ErnestCline Etkinlik Evan Eve Evrenin Ötesi Fantasy Fire & Flood Four Gayle Forman GenniferAlbin Go! Kitap GodSpeed Goodreads HalfBad Hana Hazel Her Gün HollyBlack If I Stay Iko Illea Isaac İthaki İzlediklerim İzlediklerimiz Jace John Green Jost JulieKagawa Juliette June Kağıttan Kentler Kaidan Rowe Kan Şarkısı Kara Karanlık Zihinler Karou Katsa Kıyamet Sonrası KieraCass Kimera Kira Kitap Tanıtımı Kitap Tanıtımları KitapKurtlarıBlogTur KitapMimi KonuşanKitaplar Ky Labirent Lauren Oliver Leanansidhe Lena Mara Dyer Marie Lu MarissaMeyer Marslı Matthew Clairmont Maxon Meagan Spooner Meghan Meleğin Düşüşü Melek Mia Mik Mim Nathan Nefes New Beijing OASİS Olimpos Optik'inKitapBlogu Oz Büyücüsü Parçalanmış Dünyam Parodi Parzival Pegasus PegasusYayınları Penryn Po Prince Kai Puck Quuin Raffe ReadyPlayerOne Retelling Rick Yancey Ruby Sally Green Sam Samantha Shannon SarahCrossann ScottWesterfeld Seth Sonsuza Dek Soru SoruCevap Söyleşilerimiz Space Opera SpaceOpera Susan Ee SusanEe Tag Tally Tatlı Şeytan Tatlı Tehlike Tfios The 5th Wave The Bone Season The Darkest Minds TheBookSacrifice TheInfiniteSea These Broken Stars Tobias Top10 Tris Tudem Uğur Mehter Under The Never Sky Uyumsuz Uzaylılar-BilimKurgu-Distopya Vaelin Al Sorna Vampirella Veronica Rossi Veronica Roth Victoria Scott Video Warner Wouldyourather Xander YA Yandaş Yaratıcı Yayınları Yedi Krallık Yeni Dünya YeniHaberler Yetenek Yorumladıklarım Yorumladıklarımız Zuzana

Tık!

Ne Kadar Okumuşum?

2014 Reading Challenge

2014 Reading Challenge
Alican has read 62 books toward his goal of 70 books.
hide

Copyright © Fanboyun Günlüğü | Blogger Theme By Lasantha