[Kitap Tanıtımı] Parçalanmış Dünyam | Amie Kaufman & Meagan Spooner - Go! Kitap


Eser Adı: Parçalanmış Dünyam
Yazar: Amie Kaufman & Meagan Spooner
Yayınevi: Go! Kitap
Sayfa Sayısı: 544
Fiyat: 19 TL

JUBILEE CHASE İLE FLYNN CORMAC’ın hiç tanışmaması gerekiyordu.
Gezegenleri yaşanılır hale getirmek için kurulan terrafom şirketleri daha iyi bir gelecek vaadiyle topladıkları kolonicileri yeni gezegenlere yerleştirerek zengin olmuş, ama Avon gezegenine ilişkin vaatlerini hiçbir zaman yerine getirmemiştir. Flynn zorlu yaşam şartlarına isyan eden kolonicilerin başındaki isimdir.
Yüzbaşı Lee, isyancı kolonicileri kontrol altına almak için Avon gezegenine gönderilen askeri birliğin bir üyesidir ama isyancılardan nefret etmek için bambaşka nedenleri vardır.
Bitmek bilmeyen kanlı bir savaşta üstünlük sağlamaya çalışan Flynn, Yüzbaşı Chase’i kaçırıp rehin alır ama diğer isyancılar onu öldürmek isteyince hayati bir seçim yapar. Tüm gezegeni tehdit eden Cinnet, bataklıkta bir görünüp bir kaybolan gizemli ışıklar, birdenbire ortadan yok olan bir üs, bu iki düşmanı ortak bir savaşın içine çekecek ve ikisi için de artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır.
Nefes kesen bilim kurgu üçlemesinin ikinci kitabı Parçalanmış Dünyam, savaşın paramparça ettiği bir dünyada yeşeren bir aşkın hikâyesi…
Devamını Oku

[Blog Tur] Kan ve Tuz | Kim Liggett -Bunları Biliyor Musun?























Orijinal Adı:
 Blood and Salt
Yazar: Kim Liggett
Çevirmen: Aslı Dağlı
Serinin Adı: Blood and Salt
Yayıncı: Yabancı Yayınları
Sayfa Sayısı: 360
Yayın Tarihi: Mayıs 2016




Kan ve Tuz… Ash Larkin'in annesinin, uzun süredir kaçtığı ruhani halkına geri dönmeden önce ağzından çıkan son kelimelerdi. Annesini arayan Ash'in yolu Quivira'ya düştüğünde, zamanın ötesindeki bu kasabada uğursuz ve kadim bir şeylerin varlığı onu tutsak etmişti.
Ash bir yandan, atalarından kalan, kavuşamayan âşıklarla ve ölümle, simyayla ve ölümsüzlükle bezenmiş anılarla başa çıkmaya çalışırken, bir yandan da sırlarla dolu ve kan bağıyla yasaklanmış Dane'den uzak durmaya uğraşıyordu.
Bu esnada Quivira halkı 500 yıldır süregelen bir törene hazırlanırken, Ash sadece annesini kurtarmak için değil kendisi için de savaşmak ve çok geç olmadan Quivira hakkındaki gerçekleri ortaya çıkarmak zorundaydı. Tamamen kan ve tuzla sarıp sarmalanmadan önce…

Kan ve Tuz'un yabancı tanıtım metninde Romeo ve Juliet ile Stephen King'in Mısır Çocukları kitabının birleşimi deniyordu. Tabii haliyle Stephen King'e dair en ufak bir şey görmek insanı heyecanlandırmıyor değil.

Ash Larkin tuhaf bir anneye sahip, farklı hisler yaşayan ( bunu daha fazla açamam sanırım) genç bir kız. Bir gün annesi Ash'e kendilerinin eski bir ırktan geldiklerini ve kanını koruması gerektiğini söyler. Daha sonra ise ortadan kaybolur.

Ash ise annesinin kendisine bilerek bulması için bıraktığını düşündüğü günlükten yola çıkarak, geçmişlerinin ait olduğu ırkı aramaya başlar.

Bu kısımdan sonra biraz hayal kırıklığına uğramıştım. Daha korkunç ve gotik bir şeyler bekliyordum ama en basitinden ürkünç bir kasaba beklerken bildiği bir kentte yaşıyor bu ırka mensup kişiler. Biraz da aşk girdi işin içine ama bu aşk çok büyük bir korku beklentisiyle başlamasaydım beni rahatsız etmezdi. O yüzden bu okuyacaklara bir uyarı olsun.

Kitapta sevdiğim şeylere değinmem gerekirse bazı kısımların daha doğrusu Ash'in görülerinin şiirsel bir dille anlatılmasıydı. İlk başta adapte olmakta ve anlamakta biraz zorlandım ama bir süre sonra bu anlatımdan keyif almaya başladım.

Ayrıca devam kitabını da merak ediyorum. Sevip ve sevmediğim unsurları bir kenara bırakırsak, piyasada bu şekilde kadim ırklar ya da paranormal kökene sahip karakterler gibi konular içeren kitap fazla yok. Hatta neredeyse hiç yok.

Bu yüzden son günlerde orjinal konulu bir kitap arıyosanız Kan ve Tuz bu konuda seçilmesi gereken bir kitap. Zaten bölümleri de kısa kısa, bu yüzden sıkılacağınızı pek sanmıyorum.




Bunları Biliyor Musunuz?

-Kim Liggett bir disleksi hastası olduğu için kitabı yazmanın kendisi için çok kolay olmamış.

-Geçmişinde müzik sözü yazarlığı, ünlü gruplara vokallik yapmışlığı vardır.

-Kan ve Tuz'un kurgulamaya 10 yıl önce başlamıştır ama 5 yıl önce hikaye kafasında tamamen canlanmıştır.

-Kan ve Tuz'un ilk birkaç bölümünü kızı Maddie'ye aşk mektubu olarak yazmıştır.

-Kan ve Tuz'da geçen Quivira halkı ve Caddo dili için yıllarca araştırma yapmıştır.

-Parfümlere karşı bir hayranlığı olduğu için kitabında karakterlerin kokularını yazmaya çok dikkat etmiştir.

-Hiçbir zaman yazar olabileceğini düşünememiştir ama şu an kontratlı 4 kitabı ve daha da yazmaya devam ettiği birçok kitap varmış.

-İspanya'dan çok ilham aldığını ve ikinci kitapta karakterlerin belki oraya seyahat edebileceklerini söylemiştir.


Devamını Oku

[Blog Tur] Cadı Avcısı | Virginia Boecker -Yabancı Yayınları


En büyük düşmanınız dövüştüğünüz şey değil, korktuğunuz şeydir...


Cadı Avcısı konusunun haricinde baskısı ile de şu an dikkatleri üzerine çeken ve uzun bir süre de çekeceğini düşündüğüm bir kitap. Ceketinin şeffaf olması ve üzerindeki desenler cidden çok-çok güzel. Bu bir yayıncılık başarısıdır ve zaten Yabancı Yayınları da bunun karşılığını okurlarının beğenisi ile alıyor bence. :3

Elizabeth Grey genç yaşına karşın kraliyetindeki en yetenekli cadı avcılarından birisidir. Amacı zamanında başlarına büyük belalar açan büyücülüğe son vermektir. Ancak bir gün beklenmedik –ve azıcık saçma- bir şekilde cadı olmaktan yargılanınca kendisini düşmanlarıyla aynı kaderi paylaşırken bulur. Yani yakılmak.

Elizabeth kendisini bekleyen hazin sondan her şeyin başı olan büyücü Nicholas Perevil tarafından kurtarılır. Ancak Nicholas ve onunla beraber yolculuğa çıktığı kişiler Elizabeth’in cadı avcısı olduğunu bilmemektedirler. Elizabeth ise büyücüler ile yaşadıkları şeyler sonucunda artık neyin doğru neyin yanlış olduğu saptayamaz. Bu arada bahsetmeyi unutmuşum, Nicholas’ın Elizabeth’i kurtarmasındaki koşul ise Elizabeth’ten üzerindeki laneti kaldırması idi.

Kitap gerçekten zengin bir içeriğe sahip. Büyücüler, Victoria dönemi İngilteresi, büyülü kitaplar, cadılar,mühürler… Bunlar sayesinde kitap akıp gidiyor zaten. Bol bol da karakter var. Oh mis. :3

Cadı Avcısı’na dair sevmediğim şeyler de vardı elbette. Ana karaktere bazı yerlerde cidden çok gıcık oldum. Salak saçma triplere girdi ve söyledikleri ile düşündükleri yer yer saçma geldi. Yazarın yazım stilinde de bir bölüm kusursuz iken diğer bölümde acemice yazılmış gibi hissettim.


Velhasıl kitap güzeldi, hoştu. Zaten baskısı aşırı güzel. Victoria dönemi İngilteresi severler ve büyü-cadı gibi şeylere ilgisi olanların kesinlikle severek okuyacağı bir kitap olduğunu düşünüyorum. 


Devamını Oku

Kumkurdu | Asa Lind



Kumkurdu ve devam kitapları benim genelde okuduğum kitaplardan çok farklı. Öncelikle kitap ders verici nitelikte bir çocuk kitabı. Küçük Prens gibi. Ama büyüklerin de içinden çok fazla ders ve anlam çıkaracağı bir kitap. Her kısa bölümde yeni bir ders alınan kitap.

Zackarina soru sorma çağının zirvesinde olan küçük bir çocuk. İstekleri ve beklentileri klasik bir çocuk gibi bitmiyor. Ancak bir gün evlerinin yanındaki kumsalda volkanların soğumasıyla oluşmuş Kumkurdu ile tanışınca bir çok yeni şey öğreniyor.


Kumkurdu sonsuz bir bilgiye sahip, her şey hakkında bilgisi olan bir yaratık. Kitapta da Zackarina'nın gün içinde yaşadığı sorunlar sonucu kafasına takılan soruları Kumkurdunun enfes cevapları ile okuyoruz.

Kitaplar kısacaktı ama beni tatmin etti. Alttan alta verdiği mesajlar ve küçük bir çocuğun akıl dolu soruları harikaydı.

Bu tarz bir kitap hakkında nasıl bir yorum yapacağımı gerçekten bilmiyorum. Hani bazı kitaplar vardır bir cümlesini 2-3 kere okuduğunuz zaman anlarsınız, işte bu kitap da tam olarak onlardan.

Bence herkes kütüphanesinde bir kitabını bulundurmalı bu kitaplardan. Şahsen ben Kumkurdu kitaplarımı artık küçüklerime saklıyorum. :')


Devamını Oku

Eleanor&Park | Rainbow Rowell -Pegasus Yayınları

*



Ben genellikle genç yetişkin kitaplarını pek sevmem. Hatta neredeyse okuduklarım arasında 5 kitaptan ancak 1’ini cidden severim. Zaten genellikle fantastik-bilim kurgu okuyucusuyum.

Eleanor&Park ise nadir olarak çıkmasını dört gözle beklediğim kitaplardandı. Rainbow Rowell hakkında çok şey duymuştum ve artık çıksa da biz de okusak havasındaydım. Uzun bir bekleyiş sonunda kitap satışa çıktı. Mutlu muyum? Evet.

Artık şu ciddi kısımları geçip kendim olabilirim sanırım. :S Öncelikle daha kitabın kapağını görür görmez sulanan arkadaşlarım olduğundan, hatta ve hatta kitabın 80’li yıllarda geçtiğini söylediğimde tanıdığım +40 teyzelerin sulandığına bile şahit oldum. Bu hepimizin başarısıdır arkadaşlar. :’’)

Tabi ki de onlara vermedim kitabı ve bulduğum her ortamda –otobüs, laboratuvar masaları vs.- okudum. Sanırım bu kitabı ciddi anlamda sevmeme bağlı. Eleanor ve Park o kadar tatliş ve o kadar harika karakterler ki… :’’)

Eleanor üvey babası ile sorunları olan ve kendisinden yaşça küçük kardeşlere sahip olan ergenlik döneminde bir kız. Ayrıca kilo problemleri ve insanların dikkatini çeken kızıl saçları var.


Park ise arkadaş ortamında genellikle sessiz, çizgi roman aşığı ve Kore uyruklu bir ergen –aslında ergen demek istemiyorum ama tam genç sayılmazlar. İkisinin arası sayılıyorlar. Anlayın işte aman skddf.-

Eleanor ailesinin yaşadıkları yerden başka yere taşınmaları sonucu başka bir lisede okula devam eder. İlk gün serviste zor anlar yaşayan Eleanor’a Park istemese de yardım eder. Tanışmaları da bu şekilde olur.


Daha sonra bu ikili birbirlerinden ne kadar da uzak durup hazzetmeseler de aralarında bir şeyler başlar. *FEELS* Kitapta o kadar güzel anlar var ki… :’’) Mesela Eleanor’un gizli gizli Park’ın çizgi romanlarını okuması ve Park’ın bunu farketmesi üzerine, sırf Eleanor okuyabilsin diye sayfaları yavaş yavaş çevirmesi, sadece sabahları otobüste okuması gibi. :’’)

Şimdi kitabın bu kadar güzel şeyleri söyledim ama kitapta tek bir sorun vardı. BU KİTABIN SONUNU ANLAMADIM? YAZAR BİR AÇIKLAMA YAPSIN. N’OLUR. TŞK.

Yani cidden anlamadım. Öyle bir şekilde bitti ki… Nasıl açıklanır bilemiyorum. Ya yazar bizim hayal gücümüze bırakmak istedi ya da aklında başka planlar var. Hayırlısı. xD


Kitabı genel olarak cidden sevdim, her bir satırından her bir kelimesinden zevk aldım ve Rainbow’un diğer kitaplarını da okuyacağım. Sanırım bundan sonra Fangirl gelecek. Bekleyip göreceğiz.


Devamını Oku

[Tanıtım] Konuş Benimle | Laurie Halse Anderson -Go! Kitap


Kitap Adı: Konuş Benimle
Yazar: Laurie Halse Anderson
Çevirmen: Duygu Yücel
Yayınevi: Go Kitap! 
Yayın Tarihi: Kasım 2015


Konuşmak gittikçe zorlaşıyordu. Boğazım sürekli acıyor, dudaklarım kuruyordu. Geceleri uyurken çenemi o kadar sıkıyordum ki sabahları başım ağrıyordu… Ne zaman annemle, babamla ya da öğretmenlerden biriyle konuşmaya çalışsam ya kekeliyor ya da donup kalıyordum. Sorunum neydi benim?
Melinda Sordino’nun bir sırrı var. Ama sırrını paylaşabileceği kimsesi yok. Bütün arkadaşları, hatta tanımadığı insanlar bile ondan nefret ediyor. Ve günden güne içine kapanan Melinda, çareyi susmakta buluyor. Yalnızlaştıkça susuyor, sustukça yalnızlaşıyor. Ta ki O ŞEY’den kaçıp saklanamayacağını, O GECE’yi unutamayacağını anlayana dek…

Bu kitabın bu güne kadar çevrilmemesine şaşırdım. Yurtdışında bayağı bir okuyucusu var, hatta ciddi bir okuyucusu var ve filmi de çekilmiş. Başrolde Kristen Stewart gibi bir isim bile oynamış yani ama benim daha yeni yeni haberim oluyor. 

Kitap pek bana hitap etmiyor ama illa ki hitap eden bir takipçim vardır. En azından tanıtım postunu girip, haberdar olmayanları haberdar etmek istedim. :D


Devamını Oku

[Blog Tur] Kızıl Kraliçe | Victoria Aveyard -Ön Okuma








Kitap Adı: Kızıl Kraliçe
Yazar: Victoria Aveyard
Yayınevi: Pegasus Yayınları
Sayfa Sayısı: 380
Çıkış Tarihi: 20 Kasım 2015






İnsanlarin Kana Göre Sınıflara Ayrıldığı, Bir Düzen... Büyülü, Tanrısal Yetenekleriyle Diğerlerine Hükmeden Gümüşler, Onların Gölgesinde Hayatta Kalmaya Çalışan, Sıradan Kızıllar... İktidar Tehlikeli Bir Oyundur. Peki, Kazanmak İçin Ne Kadar Kan Kaybetmek Gerekir? Kanla Bölünmüş Bir Dünyada, Kazananı Belirsiz Bir Varoluş Mücadelesi... Mare Barrow'un dünyasında kanın rengi, varoluşun biçimini belirlemektedir. Doğaüstü yeteneklerle donatılmış Gümüşler, köle gibi çalıştırdıkları ve savaşta ölüme gönderdikleri Kızıllara hükmetmektedir. Yoksul bir Kızıl kasabasında yaşayan on yedi yaşındaki Mare, talihsiz olaylar sonucu bir Gümüş sarayında çalışmaya başlar. Ancak Kızılların başkaldırı hareketini örgütleyen Kırmızı Muhafızlar'ın davasını ateşleyecek kıvılcımın kendi parmaklarının ucunda ol-duğunu fark edince bambaşka bir oyunun ortasında kalır. Yalanlar üzerine kurulu bir düzende Kızılların Gümüşlere, bir prensin diğer prense ve Mare'nin kendi kalbine karşı mücadele ettiği bu tehlikeli oyunda tek mutlak gerçek, ihanettir.



Kızıl kelimesine karşı sempati duymama sebep olan etmenlerden olan Kızıl Kraliçe'yi geçen sene satışa çıktığında e-book olarak okumuştum.

Yazarın oluşturduğu dünya ve kitabın saray ağırlıklı olarak geçmesi sevmeme yetmişti. Bir de karakterleri sevmem, kapağa aşık olmam kitaba aşık etmişti beni.

Ve aradan geçen süre sonunda kitap ülkemizde de satışa çıktı. Ayrıca kitabı iyi ki Pegasus çıkardı diyorum. Orjinali ile aynı kalitede kitabı bastılar. Ayrıca çevirmeni Onur Kınacı Birler. #SheismyMVP

Kitabı ele geçirdikten sonra belki biraz orasını burasını kurcalamış olabilirim. ehehehe. Kurcalanmayacak gibi değil. Bir kere kapağı ışıklı ayakkabılar gibi. Parlıyor. İnsan salak saçma kitabı sağa sola sallayıp yansımayı izliyor. xD

Herkes herkese ihanet edebilir.
-Sf. 232

Neyse bu kısımları geçip kitabın içeriğine gelecek olursak. İnsanlar ikiye ayrılmış durumda: Gümüşler ve Kızıllar. Gümüşler; özel yetenekleri olan, üst tabakayı oluşturan, refah içinde yaşayan ve zenginliğin sefasını süren tabakadır. Özel yeteneklere örnek vermem gerekirse. Mesela Mıknatıslar, Mıknatıslar metalleri kontrol edebilme gücüne sahiptirler.


Kızıllar ise sıradan normal insanların olduğu fakirlik içinde yaşayan kesimdir. Bir nevi Gümüşlere hizmet eden kölelerdir. Ayrıca çalışmayan yani eli iş tutmayan her Kızıl 18 yaşına geldiğinde ülkeleri Poyraz Krallığının Gölbölge ile yapmış oldukları savaşta askeri birlikte yer almak zorundadır. Hem hizmet edip hem de Gümüşler için savaşmaktadırlar yani.

Mare Molly Barrow ise hikayemizin ana kızıdır. Kendisi bir Kızıl ve yan kesicilikte pro seviyeyi yeni bir düzeye ulaştırmıştır. Elinin girip de bir şeyler araklamadığı cep kalmamıştır kısacası. xD

Mare savaşta gazi olmuş bir babaya ve 3 oğlunu savaşa göndermiş bir anneye sahiptir. Ailelerinden geriye Mare, kız kardeşi Gisa, annesi ve babası kalmıştır. Askere giden kardeşlerinden ise sadece arada bir gelen mektup ile haber alabilmektedirler. Ayrıca Mare'i de çalışmadığı için kardeşleri ile aynı son beklemektedir.


Mare'in bir gün şans kapısını çalar ve Kraliyet Ailesinin kaldığı Yaz Bahçesinde çalışma şansı elde eder. Görevli olduğu gün ise Aile Prense Kraliçe Seçimleri ile Prenses seçmektedirler. Böyle şirin bir şey beklemeyin, rütbeli hanelerden gelen bu kızlar özel yetenekleri ile güç gösterisi yapmaktadırlar bu Seçimlerde.

Mare başına gelen talihsiz olaylar sonucu Gümüşleri büyük bir şoka uğratır. Zaten buradan sonrası Mare'nin bir oraya bir buraya kakılmasını konu alıyor. Yani tabi biraz abarttım o kadar kakmıyorlar ama tabi kendinden istense onu yapmak durumunda kalıyor.

Kelimeler yalan söyleyebilir.
-Sf. 300

Kitap beklendik bir şekilde ilerliyor, yani ne olacağını önceden kestirebiliyorsunuz. Ancak benim gibi saraylarda geçen kitapları, özel güçleri falan seviyorsanız bu kitabı seveceğinize eminim. Ayrıca ben kitaptaki karakterleri de sevdim. Özellikle Lucas ve Julian'ı.

Artık sözü daha fazla uzatmayıp sonlandırmak istiyorum. Serinin devam kitabı Glass Sword şubat ayı içerisinde Amerika'da satışa sunulacak. En yakın zamanda bizde de satışa çıkacağını umuyorum.




Devamını Oku

Altın Oğul | Pierce Brown



Öncelikle. Bu kitabı yazan Pierce Brown, bu kitabı okuyan ben, kitabın içindeki karakterler ve özellikle o 3-5 adiden nefret ediyorum. O son 5 sayfadan da nefret ediyorum. Sen tüm kitap bizi şaha kaldır, oradan oraya koştur, yeri geldi mi güldür yeri geldi mi sinirlendir, yeri geldi mi yaşanacak olaylardan dolayı bizi korkuya düşür.

O SON 5 SAYFA NEYDİ.


Mümkünse birisi yüksek oranda eter ile beni bayıltıp, Morning Star çıkana kadar uyuta bilir mi? Öldürse de olur. Hayır demem şu an.

Kitabı okurken o kadar yoğun ve derin duygularım yaşadım ki... Bu kitapta her şey daha da bir derinleşmiş, her duygu, her düşünce daha da bir ağırlaşmış. Okuduktan sonra düşündüren hale gelmiş. Zaten akıcılığı ve 483 sayfa boyunca kesintisiz bir aksiyon olmasından bahsetmiyorum bile. Ha, bu aksiyon da öyle boşa yazılmış değil. Dolu dolu, zekice. İlk kitap bile yazılmadan zekice kurgulandığı belli olan ama şimdi okurların kalbini söküp, kanını emecek cinsten bir kurgu.

Sanırım daha fazla duygularıma değinmeyeceğim. O sondan sonra kitap hakkında uzun uzun düşüneceğim ve etkisini atlatamayacağım. Okuduklarımı sevsem de bu kitaptan sonra bir süre boş gelecekler gibi. Entrikanın dibini yaşadım resmen.

Dostlukları kurmak dakikalar, kırmak saniyeler ve onarmak yıllar alır.

İkinci kitap ilk kitaptan üç yıl sonrasında başlıyor. Yani bir zaman atlaması mevcut. Yeni karakterlerin bir anda olaya dahil olması biraz kafa bulanıklığı yaratsa da zamanla alışıyorsunuz.

Darrow ilk kitaptaki Enstitü'den sonra şimdi de Akademi'de unutulmaz başarılar elde etme peşinde. Yine Kızılları kurtarma uğruna yapmadığı fedakarlık ve çekmediği acı yok. Bu kitapta ciddi anlamda çok şey oldu ve o sondan sonra neler olacak aklım almıyor.

Üçüncü kitap yüksek ihtimalle bittiğinde sessizce bir yerlerde acı falan çekerim... Ama eğer bu kitabın üzerine üçüncü kitap nasıl bir şey olur hayal bile edemiyorum. Kitabı elime aldığımda bir jilet çekip Altın vari şekilde boğazımı kesmezse şaşmam. Ona razıyım, sırf çıksın. :'(

Daha fazla bir şey söylemek istemiyorum. Farkındayım pek kitaptan bahsedemedim ama edemem. Her olay birbirleriyle bağlantılı ve 3256454848 tane olay olduğu için hangi birinden bahsedip, spoilersız çıkabileyim?

Şimdilik üçüncü kitaba kadar alttaki ruh halinde olacağım. #currentmood



Devamını Oku

Yaz Kılıcı | Rick Riordan -Dogan Egmont



Kitap: Yaz Kılıcı
Seri: Magnus Chase ve Asgard Tanrıları -1
Yazar: Rick Riordan
Yayın Tarihi: 7 Ekim 2015
Yayınevi: Dogan Egmont

Rick Riordan bey amca İskandinav Mitoloji ile ilgili bir seri yazacağını açıkladığında cidden heyecanlıydım, sonra öğrendim ki bizim Percy Jackson’dan Annabeth bu seride kendini gösterecek. Yani 10 kitap Percy Jackson üzerine ‘’Acaba yine mi Percy?’’ oldum. -Sevmediğimden değil sadece Rick’in fazla abarttığını düşünüyorum.-

Ancak beklediğim gibi olmadı, evet Annabeth’i gördük ama çok da etkisi yok bu seride. Kıyıdan köşeden etki etti. Asıl karakterimiz Magnus Chase. Annesini ilginç bir kazada kaybetmiş, babasını hiç tanımayan ve son 2 yıldır sokakta yaşayan evsiz 16 yaşında bir genç.


Biraz Percy Jackson’ı anımsattığının farkındayım ama emin olun okuduğunuzda çok daha farklı hatta ÇOK DAHA İYİ olduğunu göreceksiniz –üzgünüm Percy-. İlk kitap Yaz Kılıcı’nı okurken her sayfasından ayrı bir zevk aldım ve aşırı derecede eğlendim. Kitap her şeyiyle mükemmeldi –o kağıt kalitesini her şeyin içine katmıyorum çünkü her şey bile değil, ne olduğunu çözemedim .s -.

İskandinav Mitolojisi Yunan Mitolojisine göre ciddi anlamda daha karışık. Zaten kitap başladığında bazı şeyleri anlamıyorsunuz ama okudukça her şey kafanıza yerleşiyor. Valhalla, Valkyrie, Ragnarok vs gibi terimleri zaten Rick’in uyarlayış tarzına değinemiyorum çünkü adam Valhalla olayını öyle ilginç ve eğlenceli bir hale getirmiş ki hayranlığımı bir üst seviyeye taşımadan edemedim. :’)

Bu arada hiç kitapta geçen olaylardan bahsetmemişim. Ana olay şu şekilde. Kılıcı bul, Ragnarok’u engelle. Ragnanok’u şöyle açıklayayım; İskandinav Mitolojisi’nde yer alan kıyamet ve 9 Dünya’nın Loki-Dev Ordusu ile Odin ve Askerlerinin yapacağı savaş sonucu yok olması ile son bulacak olay. İşte Magnus’da bu olaylara bulaşıyor ve nasıl olduğunu kitabı okuyup öğrenin. xD

Ayrıca bu seride sevdiğim bir diğer şey ise karakterler oldu Samira El-Abbas, Hearthstone, Blitzen ve Thor’un esprilerine –evet Thor değil, sadece esprileri- bayıldım. Hepsinin yeri bende çok ayrı. Kitabı bitireli bir kaç gün oldu ama hepsini cidden özledim. Kitabı tekrar okuyasım var.

Blitzen'i hiç siyahi olarak düşünmemiştim ki sanırım kitapta da öyle demiyordu. o.O

Serinin devamı hakkında bilgi vereyim birazda, serinin adı Magnus Chase ve Asgard Tanrıları, ilk kitap Yaz Kılıcı ve ikinci kitap –Spoiler- thorunçekici –Spoiler-. İkinci kitap 4 Ekim 2016’da Amerika’da satışa çıkacak ve bizde de bir kaç gün sonra satışa çıkar zaten. Umarım yine Esen abla çevirir çünkü çevirisi cidden çok güzel olmuş, sanki Rick direk Türkçe yazmış gibi. :’)


Lafın kısası ben cidden sevdim kitabı, 2015 yılı favorilerim arasında kesin yer alacak. Umarım seri devamında bozulmaz ve aynı şekilde devam eder.


Devamını Oku

İyilik ve Kötülü Okulu | Soman Chainani -Dogan Egmont




Bu kitabın Türkiye'de hakları alındığından beri bekliyorum. Kapağı desen ayrı bir tatlı, yazarı desen ayrı bir sempatik ama tabi beklememe sebep olan tek etken bunlar değil. Goodreads'da bir çok olumlu yorum görmem -hatta bunların çoğunda kitabın konusu ne kadar sempatik olsa da içinin bir o kadar karanlık olduğuna dairdi-.

Konuya gelecek olursak; bir köy düşünün ki masallardan korkan ve 200 yıldır her yıl kaçırılan çocuklar arasından kendi çocukları kaçırılmasın diye masallarda olanları yalayıp yutan, kaçırılma gecesi çocuklarını güvenli yerlere saklayan ve gerçeklerden bir haber olan köy.

Agatha ve Sophie birbirlerinin tek arkadaşıdır, Sophie ne kadar masallara inanıp kendini bir prenses gibi yetiştiren birisi olsa da, Agatha saçları yağlı, herkese karşı kaba olan ve mezarlıkta yaşayan bir kızdır.

Kaçırılma günü geldiğinde Gavaldon'dan Agatha ve Sophie kaçırılır ancak bir prenses gibi güzel ve süslü olan Sophie Kötülük Okulu'na, çirkin ve kaba olan Agatha ise İyilik Okulu'na yerleştirilir. Zaten hikayemiz buradan sonra başlar.

Bu okullarda her okula özel farklı dersler vardır ancak dersler birbirine zıttır. Mesela İyilik Okulu'nda Güzellik dersi verilirken diğerinde Çirkinleşme dersi verilir. Kötülük Okulu pislik içindeyken ve iğrenç yemekler verirken diğer okulun şekerden sınıfları vardır ve öğrencilere yemeklerde çok daha iyi yemekler verirler.

Agatha ve Sophie'ye başlarda aşırı gıcık oldum. Agatha sürekli Sophie üzülüyordur onu kurtarmalıyım tribinde, Sophie ise o pis Agatha nasıl benim hakettiğim İyilik Okulu'na gider tribinde. Böyle bunların ikisini kafalarında tutup tokuşturasım geldi.

Kitabı cidden sevdim ve o son bölüm beynimi yaktı. Bazı yerlerde kitaptan koptum ve bunun çeviriden kaynaklandığını düşünüyorum. Umarım ikinci kitap A World Without Princess -Prensessiz Bir Dünya- çabuk çıkar.


Devamını Oku

İzleyiciler

Ne Okuyorum


goodreads.com

Çok Okunanlar

Kitap Bannerları

Across the Universe by Beth Revis
Beautiful Creatures by Kami Garcia & Margaret Stohl
Benny Imura by Jonathan Maberry
Covenant by Jennifer L. Armentrout
Delirium by Lauren Oliver
Divergent by Veronica Roth
Gölge ve Kemik || Leigh Bardugo
The Infernal Devices by Cassandra Clare
Iron Fey by Julie Kagawa
Legend by Marie Lu
Maze Runner by James Dashner
Matched by Ally Condie
The Mortal Instruments by Cassandra Clare
Penryn & the End of Days by Susan Ee
Percy Jackson and the Olympians by Rick Riordan
The Seven Kingdoms by Kristin Cashore


Cinder

Açlık Oyunları || Suzanne Collins
The Eve Trilogy by Anna Carey
 Tahereh Mafi || Bana Dokunma / Shatter Me

Team Bannerları

Covenant by Jennifer L. ArmentroutHush, Hush by Becca Fitzpatrick
The Hunger Games by Suzanne CollinsIron Fey by Julie Kagawa
The Infernal Devices by Cassandra ClareMatched by Ally Condie
The Mortal Instruments by Cassandra ClareThe Selection by Kiera Cass
Shatter Me by Tahereh MafiUglies by Scott Westerfeld

Etiketler

2 Puan 2014 2015 2Mim 3 3 Puan 4 4 Puan 4.5 Puan 5 5 Puan 5. Dalga A Discovery Of Withes Açlık Oyunları Adam Adelice Aiden Ak Akiva Alex Alexandra Bracken Alina Allegiant AllyCondie America Amie Kaufmann Amor Nervosa Deliria Amy Andy Weir Anna Carey Annalise Aria Art3emis Artemis ArtemisYayınları Ash Aslı Dağlı Aspen Ateşi Yakalamak Augustus Aynı Yıldızın Altında Başlat Bea Bela Ben Benim Uzak Yıldızım BeniSeç Beth Revis Bilge Bilim Kurgu Bir Milyon Güneş Breathe . Brimstone Cadılar Cadıların Keşfi Caleb CassandraClare Cassie Cevap Christana Cinder CityofBones CityofHeavenlyFire ClARY Cumartesiİlk10 Cumatesiİlk10 ÇıkmasınıBeklediğimKitaplar Çırak Çirkinler Danielle Paige David Levithan Day Deborah Harkness DeliDolu Demir Kız Demir Kral Dex Diana Bishop Distopya Divergent DoganEgmont Dorothy Must Die DoSaB Dört Duman ve Kemiğin Kızı Dünyanın Gölgesi DvKK Efsane Eğer Yaşarsam Eksik Parça EpicReads Erik ErnestCline Etkinlik Evan Eve Evrenin Ötesi Fantasy Fire & Flood Four Gayle Forman GenniferAlbin Go! Kitap GodSpeed Goodreads HalfBad Hana Hazel Her Gün HollyBlack If I Stay Iko Illea Isaac İthaki İzlediklerim İzlediklerimiz Jace John Green Jost JulieKagawa Juliette June Kağıttan Kentler Kaidan Rowe Kan Şarkısı Kara Karanlık Zihinler Karou Katsa Kıyamet Sonrası KieraCass Kimera Kira Kitap Tanıtımı Kitap Tanıtımları KitapKurtlarıBlogTur KitapMimi KonuşanKitaplar Ky Labirent Lauren Oliver Leanansidhe Lena Mara Dyer Marie Lu MarissaMeyer Marslı Matthew Clairmont Maxon Meagan Spooner Meghan Meleğin Düşüşü Melek Mia Mik Mim Nathan Nefes New Beijing OASİS Olimpos Optik'inKitapBlogu Oz Büyücüsü Parçalanmış Dünyam Parodi Parzival Pegasus PegasusYayınları Penryn Po Prince Kai Puck Quuin Raffe ReadyPlayerOne Retelling Rick Yancey Ruby Sally Green Sam Samantha Shannon SarahCrossann ScottWesterfeld Seth Sonsuza Dek Soru SoruCevap Söyleşilerimiz Space Opera SpaceOpera Susan Ee SusanEe Tag Tally Tatlı Şeytan Tatlı Tehlike Tfios The 5th Wave The Bone Season The Darkest Minds TheBookSacrifice TheInfiniteSea These Broken Stars Tobias Top10 Tris Tudem Uğur Mehter Under The Never Sky Uyumsuz Uzaylılar-BilimKurgu-Distopya Vaelin Al Sorna Vampirella Veronica Rossi Veronica Roth Victoria Scott Video Warner Wouldyourather Xander YA Yandaş Yaratıcı Yayınları Yedi Krallık Yeni Dünya YeniHaberler Yetenek Yorumladıklarım Yorumladıklarımız Zuzana

Tık!

Ne Kadar Okumuşum?

2014 Reading Challenge

2014 Reading Challenge
Alican has read 62 books toward his goal of 70 books.
hide

Copyright © Fanboyun Günlüğü | Blogger Theme By Lasantha